İttihat ve Terakki Ne Zaman Sona Erdi?
İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında büyük bir etkiye sahip olmuş bir siyasi harekettir. Genellikle 1908’deki II. Meşrutiyet ile birlikte Osmanlı yönetimini elinde tutmaya başlayan bu grup, 1913’teki Balkan Savaşları sonrası Türkiye’nin modernleşme sürecinin en önemli aktörlerinden biri haline gelmiştir. Ancak, bu hareketin iktidar süreci ve ardından gelen çöküş, Osmanlı’nın son dönemindeki karmaşık toplumsal, kültürel ve askeri dinamiklerle doğrudan ilişkilidir. Peki, İttihat ve Terakki ne zaman sona erdi? Bu soruyu tarihsel bir çerçevede ele alarak, hareketin yükselişini ve çöküşünü daha iyi anlayabiliriz.
İttihat ve Terakki’nin Yükselişi ve İktidar Dönemi
İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1889’da Osmanlı İmparatorluğu’nun genç subayları ve entelektüelleri tarafından kuruldu. Cemiyetin temel amacı, Osmanlı’da reform yapmak ve modernleşmeye yönelmekti. Ancak bu amaç zamanla, monarşiye karşı bir devrimci hareket olarak şekillendi. 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilerek, Osmanlı’da demokratik bir sistem kurulması vaadiyle Meclis-i Mebusan açıldı ve böylece İttihat ve Terakki hareketi, halk desteğiyle iktidara gelmiş oldu. Bu dönemde parti, hem askeri hem de sivil bürokraside büyük bir etkiye sahipti.
İttihat ve Terakki’nin yönetimi, yalnızca siyasi reformlarla değil, aynı zamanda askeri alanda da büyük bir dönüşümle kendini gösterdi. Cemiyet, Osmanlı İmparatorluğu’nun çok uluslu yapısına karşı tek bir milliyetçilik anlayışını savunarak, çeşitli etnik gruplar arasında huzursuzluk yaratmaya başladı. Ancak en belirgin ve tartışmalı yönlerinden biri, Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı’nın katılımını sağlamaları ve savaşın sonunda imparatorluğun çöküşüne zemin hazırlamalarıydı.
Çöküş: 1918-1920 Yılları
İttihat ve Terakki’nin sona ermesinin başlangıcı, aslında Birinci Dünya Savaşı ile doğrudan bağlantılıdır. 1914’te Osmanlı, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile birlikte Merkezi Devletler tarafında savaşa katıldı. Ancak savaşın sonunda Osmanlı’nın yenilmesi ve imparatorluğun parçalanması, İttihat ve Terakki’nin de sonunu hazırlamıştır. 1918’deki Mondros Mütarekesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun fiilen sona erdiği kabul edildi ve bu, aynı zamanda İttihat ve Terakki’nin iktidarını sona erdiren en önemli dönemeçtir.
Savaşın sonunda, 1919’da Sevr Antlaşması ile Osmanlı’nın büyük toprak kayıplarına uğraması ve imparatorluğun resmi olarak tasfiye edilmesi, İttihat ve Terakki’nin ideallerinin çöküşünü simgeliyordu. Cemiyetin önde gelen üyeleri, savaşın ardından ülkeyi terk etti ve Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Kuvâ-yi Milliye hareketi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak, İttihat ve Terakki’nin hükümetin kontrolünü kaybetmesine yol açtı. Bu dönemde, cemiyetin hükümet yetkilileri ya yurt dışına kaçtı ya da tutuklandı.
İttihat ve Terakki’nin İktidarının Son Bulması ve Günümüzdeki Tartışmalar
İttihat ve Terakki’nin son bulması, yalnızca bir siyasi hareketin çöküşü değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunun başlangıcıydı. Cemiyetin ideolojisi, özellikle Türk milliyetçiliği ve modernleşme hedefleri, Cumhuriyet dönemi Türk siyasetinin temellerine etki etti. Ancak, cemiyetin yönetimi altındaki uygulamalar, pek çok açıdan tartışmalıdır. Toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, milliyetçilikle birlikte etnik gruplar arasındaki gerilimlerin artması, hatta Birinci Dünya Savaşı’na girilmesinin getirdiği felaketler, günümüzde de İttihat ve Terakki’nin mirasını sorgulamaya devam etmektedir.
Bugün, İttihat ve Terakki üzerine akademik tartışmalar, genellikle cemiyetin ideolojik ve siyasi mirası üzerine yoğunlaşmaktadır. Modern Türk siyaseti ve milliyetçiliğinin temellerinin atıldığı bu dönemde, İttihat ve Terakki’nin yöntemleri ve stratejileri hala eleştirilmektedir. Ancak bazı akademisyenler, cemiyetin Osmanlı’nın modernleşme çabalarını başlattığına ve bazı olumlu reformları hayata geçirdiğine de dikkat çeker.
Sonuç: İttihat ve Terakki’nin Çöküşü ve Mirası
İttihat ve Terakki, 1908’deki II. Meşrutiyet ile başlayan iktidar yolculuğunu, 1918’deki Mondros Mütarekesi ve sonrasındaki siyasi çalkantılarla sona erdirdi. Cemiyetin yönetimi, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na katılmasının ardından büyük toprak kayıpları yaşanması ve imparatorluğun yıkılmasıyla son buldu. 1919’da Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda, İttihat ve Terakki’nin izlediği yol önemli bir etken olmuştur. Ancak, bu sürecin ardından kalan miras, hem olumlu hem de olumsuz pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir.
Bugün, İttihat ve Terakki’nin sona erdiği tarihsel dönemin akademik tartışmalarına baktığımızda, hareketin ideolojik ve toplumsal etkilerinin hala günümüze yansıdığı bir gerçektir. Türkiye’nin modernleşme süreci, her ne kadar Cumhuriyet ile sonuçlansa da, İttihat ve Terakki’nin izlediği yolun etkilerini hissedebileceğimiz bir tarihsel dönüm noktasıdır.